Sayfalar

paylaşamadıklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paylaşamadıklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2011 Cuma

I wish

Keske diyorum bazen, tekrar inanabilsem. Inanmak degil gerci sorun, guvenebilsem... Daha da dogrusu siginabilsem. Keske dua edebilsem. Birseyler hissedebilsem. Kendimi emin ellerde hissetsem, guvende hissetsem. Ama olmuyor. Icimden gelmiyor. Isteyemiyorum, birakamiyorum. Hani o en panik anlar vardir ya, kendini allaha birakirsin, oyle anlarda bile duymuyorum o hissi artik. Adinin ne oldugunu bilmiyorum. Belki umitsizlik, belki hayal kirikligi... Yuzustu birakilmis hissediyorum kendimi ve artik tanriya guvenmiyorum.
Kotu bisey bu. Bosluk hissi veriyor insana. Biraz da caresizlik. Ama en azindan suprizle karsilasmiyorsun. Zaten kendini kotuye hazirliyorsun. Olacagi neyse ona zaten varacak. Dualar bos, umutlar yalan... Hepsi allahtan geliyorsa sen ne dersen de, olacagina variyor. Bir piyonsun ki zaten. O zaman ne gerek var ki...

28 Şubat 2011 Pazartesi

özlemek... nefret etmek...

Özlemek, için için eksikliğini hissetmek, anımsadıkça içinin sızlaması... ama aynı zamanda o sızıyla öfkelenmek... ve nefret etmek... sızlattığı için ondan nefret etmek ama en çok da sevdiğin için ve özlediğin için kendine kızmak ve kendinden nefret etmek... seni üzdüğü için ondan ama en çok da seni üzmesine izin verdiğin için kendinden nefret etmek... bilinç altından hala özlemek, affetmek, affettiğin için kendinle kavga etmek, öfkelenmek... uyandığında rüya olduğunu görüp rahatlamak. kendine olan saygınla, aklınla, yüreğinle sürekli savaşmak... bu durumdan nefret etmek... savaştırdığı için ondan nefret etmek... unutamadığın için kendinden nefret etmek...
peki nedir bütün suçun? 
sevmek...

23 Şubat 2011 Çarşamba

karman çorman

Karmaşık duygular içerisindeyim. hani neredeyse elim ayağım titreyecek. korku, heyecan, stres, umut... ne ararsan var. davurdağı salatası gibi her telden çalıyorum resmen...
bir yandan hazırlanması gereken belgeler, diğer yandan kılık kıyafet stresi, okula ilk başlayacak çocuk gibiyim. beni neyin beklediğini bilmiyorum, sınıf arkadaşlarımı tanımıyorum, dersleri görmemişim, doğru okula, doğru bölüme başladığımdan bile emin değilim.
allahım kafam karman çorman...

22 Şubat 2011 Salı

gelin hiç olmasın...

Ne zaman birinden hoşlansam ya da aşık olsam, işin heyecanı ile kontrolü kaybedip hayallere dalabiliyorum. birlikte ne kadar mutlu olurduk kimbilir vs ile başlıyorum ve birden evlenme ihtimali çıkıyor ortaya. işte o anda koca bir yumru gelip düğümleniyor boğazıma. iyi de kimden isteyecekler ki beni diye düşünüyorum. kimseyi yüreğim kabul etmiyor, o heyecan birden keder olarak çöküyor üstüme. anında evlenmekten vazgeçiyorum. istemesin kimse beni diyorum. olmasın düğün müğün... beni babam vermedikten sonra kimse vermesin, ondan istemedikten sonra kimseden istemesinler... onunla dans edemedikten sonra kimseyle dansetmeyeyim... gelinin babası olmadıktan sonra gelin hiç olmasın...
hemen kovalıyorum hayalleri, gerçekle kol kola devam ediyorum hayatıma...

14 Aralık 2010 Salı

en kötüsü çaresizlik

dün akşam toplantı sonrası eve dönerken radyoda başınıza kaynar sular döküldüğünü hissettiğiniz olayları anlatın dediler. bir çocuk babasının yere 20 tl bıraktığını, uzaktan kim alacak diye beklediğini, bunun aldığını sonra babasının "paran var mi?" diye sorduğunu ve kendisinin "yok valla" demesi üzerine cebinden 20 tl daha çıkarıp "bunu al, cebindeki 20 liraya ekle, git 1 kilo dürüstlük al" dediğini yazmış... olayı düşünmeye başladım, ben olsam evde yerde bulduğum parayı alır mıydım diye, evime gitti aklım, babama geçti ordan... içim öyle bir acıdı ki... bastıramadım bu sefer duygularımı... küçük gözyaşlarım hıçkırıklara dönüşüverdi... o kadar çok özlüyorum ki babacım seni... elden bişey gelmemesinin çaresizliği ile düşünmemeye çalışıyorum, hayatımı devam ettiriyorum ama hep bir yanım eksik. kucağını özledim, o mahçup gülüşünü özledim. bana verdiğin güven duygusunu özledim babacım. hep bir parçam eksik, herşey yarım...  
en kötüsü çaresizlik... hiçbir şeyde, hiç kimsede teselli bulamama, avunamama...
öyle özledim ki babacım seni...

27 Aralık 2008 Cumartesi

1 sene...

1 senede neler değişir insan hayatında... neler olur biter...
bebek doğar mesela, ana rahmine düştükten sonra, 3 aylık bile olur...
dogmus bebek yürümeye başlar,
öğrenciler sınıf atlar
mevsimler değişir, kış biter, sonra yaz gelir, sonra yine kış...
insanlar 1 yaş daha yaşlanır, saçlarındaki beyazlar artar...
askerler eve döner...
ama özlem
özlem işte hiç bitmez...
ankarayı sallayan o minik deprem nasıl da köklerimden kopardı beni...
1 yıl oldu babacım sen bizi bırakıp gideli...
1 koca yıl
1 koca yıl dolusu hergün özledim seni, hergün bir öncekinden daha çok. hergün gözümü her kapadığımda yana düşmüş yüzün geldi gözlerimin önüne. hergün uyanman için çığlıklar attım ama sen beni hiç duyamadın...
bazen bir damla yaş süzüldü gözümden, bazen sel oldu hıçkırıklarla aktı yüzümden...
kimbilir kaç defa seni aramak için telefona gitti elim. hala silmedim telefonunu rehberimden, silemedim, silemem...
kaç kere öfkelendim sana çekip gittin diye, isyankarlık ettim, senin ne günahın vardı ki gidişinde...
terkettim yaşadığımız şehri bir faydası olur diye, kendimi kandırırım dedim, ölmedi de uzakta diye, gittiğim yerde sensizlik daha bir koydu babacım. her adımımda eksikliğini daha bir hissettim. daha bir korktum hayattan, gelecekten.
sen benim hayata karşı tek güvencemmişsin meğer. sen gidince anladım bunu.. daha bir korkar oldum hayattan, yalnızlıktan, yaşlanmaktan... yok korkum ölümden değil asla. şimdi bile açıp kollarımı gelebilirim yanına. korkum sensizlikten yana...
ne çok özledim bilsen o kocaman kucağını. hayalimde hala kosarak gıdından öpüyorum, sarılıyorsun da bana, tıptıplıyorsun sırtımı... yumuşacık, çekingen, şefkatli... sıcaklığını hissedemiyorum ama babacım, hayalim hep donuk kalıyor, yarım kalıyor bir yanım...
hatırlamaya korkuyorum babacım o son geceyi... göremedim ya kayıp gidişini, affedemiyorum kendimi... konduramadım ya sana ölümü... inkarımın cezasını çekiyorum şimdi. benimki değil ki ceza, asıl sen çektin benim yetersizliğimin cezasını...
tek tesellim var babacım, o da seni ne kadar sevdiğimi biliyor olman. ama sevgi değildi seni kurtaracak olan... yetmedi işte boş sevgim, kurtaramadım ben babacım seni. affet beni:(