saykocan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saykocan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Mayıs 2010 Salı
Deli deliyi görünce...
Bu sabah saat 6'da saykocanın bağırtıları ile uyandım yine. Alt kattaki kıza sinirlenmiş olacak ki paso yere bişeyler fırlattı ve sanırım arada ağladı bile. Eski ben olsam empati yapar adamın o haline üzülürdüm ama sanırım ben de artık kötü bir insan oldum ve en ufak bir üzüntü duymadım. Hatta içten içe sevindim bile diyebilirim. sen benim hayatımı karartıyorsun, oh olsun sana... Baktım bana rahat yok yüklendim yastığımı yorganımı salona taşındım yine. Üşenmedim çek-yatı da açtım, orada uyumaya devam ettim. Sabah gene sürünerek kalktım yataktan:)
3 Mayıs 2010 Pazartesi
Saykocandan al haberi...
Dün benim manyak yine gece mesaisindeydi. Sabah 4 müydü neydi hönkürmeye başladı. Bu sefer konu net: alt kattakiler. Yetermiş, daha fazla çekemezmiş, 15 gün daha niye sabretsinmiş! bende birden gözler açıldı: ben "ne? 15 gün mü? 15 gün sonra ne olacak? yoksam defolup gidecek misin?" sorularını aklımdan peşpeşe sıralarken saykocan bağırmaya ve eline geçen ağır nesneleri yere atmaya devam ediyordu. Hıyarto bağırtıyı kesmedi bir türlü. Tam o yavaşladı, benim uyku kaçtı. Bir müddet sonra sakinledi sustu derken ezan okundu ve sil baştan! Bu seferki konu sanırım eve yemek getiren çocuğa bahşiş vermekle ilgiliydi. Niye bahşiş versinmiş, ne biçim börekmiş. bok yiyormuş vs. Bu sefer çareyi salona kaçmakta buldum. Salonda tekrar uyumak için debelenirken kalkıp polis çağırdığımı zannettim ama bu da geçen sefer işe gitmek için yataktan kalkmam gibi sadece bilinçaltından gelen bir hareketmiş. Gerçekte ben koltukta debeleniyormuşum.
Defolup gittiği gün evde bayram havası esecek:))) amin!
Defolup gittiği gün evde bayram havası esecek:))) amin!
21 Nisan 2010 Çarşamba
Alçak yağmur!
Ya sabah sabah düştüm yaaa:(
baştan alacak olursak; akşamki buluşma tahminimden keyifli geçti. Tabi bunda bol şarabın etkisini yadsımamak lazım. Akşam eve dönerken kısmi sallanma durumları söz konusuydu. Nasıl geldim yattım pek hatırlamıyorum. Sabah 5 sularında su içmek için gözümü açtığımda kendi kendime "iyi bari, saykocan sessiz bugün" dedim. Sen misin bunu diyen, 2 dakika geçmedi başladı benimki. Konu neydi bilmiyorum ama gitti geldi bağırdı. Tepki göstericem ya, 5-10 dakika bekledikten sonra önce kalorifere vurdum. Kayle almadı. Sonra bi 5-10 dakika sonra bu sefer yere vurdum. Bağırtısının arasında 5-10 sn boşluk oldu "s.ktir lan" dedi. Sonra kaldığı yerden devam etti. Sanırım o küfür banaydı. Polis çağırsam dedim ama gürültü ve küfür düzeyi polis çağırmaya yeterli gibi gelmedi. Ne diycem adamlara "durup durup söyleniyor" mu... Bu böyle sabaha kadar devam etti. 7 sularında sakinledi sanırım, sızmışım ben de. Aslında devam etmesini kalkıp yürüyüşe gitmek için kullanabilirdim ama tembelim:)
Tabi saykocan beni uyutmayınca ben de o susunca sızdım ve tabi ki alarmı pek iplemedim. Gözümü bir açtım saat 9!!! Fırlayıp hazırlandım, bir yandan da akşam misafir var diye ortalık toplamaya çalışıyorum. Neyse 25 dakika içinde çıktım evden. Yağmur yağmıştı sabah. Ortalık ıslak. Tam anayola bağlanan yoldan inerken ayağım bir kaydı, bir ayak öne giderken öbür ayak diz üstü yapıştı yere. Dizim yüzülmüş, acıyo şimdi:(
baştan alacak olursak; akşamki buluşma tahminimden keyifli geçti. Tabi bunda bol şarabın etkisini yadsımamak lazım. Akşam eve dönerken kısmi sallanma durumları söz konusuydu. Nasıl geldim yattım pek hatırlamıyorum. Sabah 5 sularında su içmek için gözümü açtığımda kendi kendime "iyi bari, saykocan sessiz bugün" dedim. Sen misin bunu diyen, 2 dakika geçmedi başladı benimki. Konu neydi bilmiyorum ama gitti geldi bağırdı. Tepki göstericem ya, 5-10 dakika bekledikten sonra önce kalorifere vurdum. Kayle almadı. Sonra bi 5-10 dakika sonra bu sefer yere vurdum. Bağırtısının arasında 5-10 sn boşluk oldu "s.ktir lan" dedi. Sonra kaldığı yerden devam etti. Sanırım o küfür banaydı. Polis çağırsam dedim ama gürültü ve küfür düzeyi polis çağırmaya yeterli gibi gelmedi. Ne diycem adamlara "durup durup söyleniyor" mu... Bu böyle sabaha kadar devam etti. 7 sularında sakinledi sanırım, sızmışım ben de. Aslında devam etmesini kalkıp yürüyüşe gitmek için kullanabilirdim ama tembelim:)
Tabi saykocan beni uyutmayınca ben de o susunca sızdım ve tabi ki alarmı pek iplemedim. Gözümü bir açtım saat 9!!! Fırlayıp hazırlandım, bir yandan da akşam misafir var diye ortalık toplamaya çalışıyorum. Neyse 25 dakika içinde çıktım evden. Yağmur yağmıştı sabah. Ortalık ıslak. Tam anayola bağlanan yoldan inerken ayağım bir kaydı, bir ayak öne giderken öbür ayak diz üstü yapıştı yere. Dizim yüzülmüş, acıyo şimdi:(
19 Nisan 2010 Pazartesi
İnsan haklı durumdayken bile kendini nasıl kötü hisseder bugün canlı bir örneğini yaşadım. Tam eve dönerken benim saykocan'ın babası çıktı evlerinden. Yazık adam hasta. Yine de es geçemedim ve çok rahatsız olduğumu belirttim. Bir yandan da hasta bir insana bu rahatsızlığı dile getirmenin vicdan azabını duydum. Ama diğer yandan adam da kendi alt komşusundan şikayetçi. Meğersem saykocan da alt kattaki kızdan rahatsız oluyormuş. Yani biri bağırıyor, saykocan ona gıcık kapıp daha çok bağırıyor. deli deliyi görünce değneğini saklar, bunlar birbirini fişekliyor resmen. Olan da bana oluyor. Adam taşınıcaz kızım ama ben yarın hastaneye yatıyorum yine dedi. İşin kötü yanı baba yokken saykocan iyice zıvanadan çıkıyor. Acaba evden kaçsam mı:P
Neyse, işte güya amca biraz toparlayacakmış da ondan sonra anca ev bakacakmış. Adamın bugünkü haline bakılırsa bu iş zor. Allah gecinden versin ama pek umudum kalmadı benim:(
Neyse, işte güya amca biraz toparlayacakmış da ondan sonra anca ev bakacakmış. Adamın bugünkü haline bakılırsa bu iş zor. Allah gecinden versin ama pek umudum kalmadı benim:(
13 Nisan 2010 Salı
Bir delinin komşusunun savaş güncesi
1. gün
Dün akşam heyecanla eve gittim. Bakalım beni nasıl bir gece bekliyor. Saykocan(bundan sonra kendisine böyle hitap etmeye karar verdim: "psycho" ve "can"i birleştirip ikoncan gibi bir hava versin dedim:PpP)'a savaş açma kararımın ilk uygulama günüydü. Heyecan yanısıra biraz da gerginlik yoktu desem yalan olur. Neyse TV seyrettim (tv izlerken tv sesinden kendisininki pek rahatsız etmiyor) sonra yattım. Hatta telefonu da başucuma getirdim. Bağırırsa acımıycam. Ben yatarken muhtemelen o uyuyordu çünkü çıt çıkmıyordu. Neyse ben de uyudum, yine gecenin bir saatinde saykocan'ın gülme sesiyle uyandım. hmm, gülmesi zararsız bağırıp küfretmesin de... zaten uzun sürmedi, kısa bir süre sonra sustu o da, ben de dalmışım tekrar.
kısacası ilk gün vukuatsız geçti. Kendi bilir:)))
Dün akşam heyecanla eve gittim. Bakalım beni nasıl bir gece bekliyor. Saykocan(bundan sonra kendisine böyle hitap etmeye karar verdim: "psycho" ve "can"i birleştirip ikoncan gibi bir hava versin dedim:PpP)'a savaş açma kararımın ilk uygulama günüydü. Heyecan yanısıra biraz da gerginlik yoktu desem yalan olur. Neyse TV seyrettim (tv izlerken tv sesinden kendisininki pek rahatsız etmiyor) sonra yattım. Hatta telefonu da başucuma getirdim. Bağırırsa acımıycam. Ben yatarken muhtemelen o uyuyordu çünkü çıt çıkmıyordu. Neyse ben de uyudum, yine gecenin bir saatinde saykocan'ın gülme sesiyle uyandım. hmm, gülmesi zararsız bağırıp küfretmesin de... zaten uzun sürmedi, kısa bir süre sonra sustu o da, ben de dalmışım tekrar.
kısacası ilk gün vukuatsız geçti. Kendi bilir:)))
12 Nisan 2010 Pazartesi
Yetti gari!!!
Artık benim de sabrım taştı. Aşağıdaki deli gemi azıya aldı, bende uyku vs kalmadı. Dün akşam salona kaçtım, biraz daha sessiz, en azından uyudum. Sonra sabah uyandım, dedim korkunun ecele faydası yok. Dayan kapılarına Selen. Aynen de öyle yaptım. İşe giderken kapılarını çaldım. Evde olduklarını biliyorum. kapıda beklerken de "açarsan sen de yoksun" vs gibi bir sesler duydum ama aynı zamanda karşı komşusu da (şu bizim tırsak yönetici) bir tartışma sürdürüyordu çok emin olamadım. Sonuç olarak evden çıt çıkmadı, ben de çok ısrar etmedim.
İşe gelir gelmez polisi aradım. Dedim böyle bir sorunum var, arasam gece gelir misiniz? geliriz dediler. Teşekkür ettim kapadım.
Bundan sonraki ilk bağırışta polisi çağırıcam. Bakalım ne olacak:)
İşe gelir gelmez polisi aradım. Dedim böyle bir sorunum var, arasam gece gelir misiniz? geliriz dediler. Teşekkür ettim kapadım.
Bundan sonraki ilk bağırışta polisi çağırıcam. Bakalım ne olacak:)
30 Mart 2010 Salı
Bir delinin komşusunun güncesi-2
Bizimki sabah 5'de hortladı gene. Zaten akşam içmişim, ve hatta sızmışım, adamın bağırtısı ile gözümü açmak çok tatsız oldu:(
Bu sefer konu neydi anlayamadım. Ancak babasına "öl sen" diye bağırdı bir müddet. sonra kıyamadı sanırım "ölme, hastaneye git" dedi. Durdu durdu bağırdı gene. Gene bilimum şahsiyetle cinsel aktivitelerde bulundu. Baktım olacak gibi değil, çıkardım tıpaları, taktım kulağıma, öyle uyudum.
Bu sefer konu neydi anlayamadım. Ancak babasına "öl sen" diye bağırdı bir müddet. sonra kıyamadı sanırım "ölme, hastaneye git" dedi. Durdu durdu bağırdı gene. Gene bilimum şahsiyetle cinsel aktivitelerde bulundu. Baktım olacak gibi değil, çıkardım tıpaları, taktım kulağıma, öyle uyudum.
17 Mart 2010 Çarşamba
Bir delinin komşusunun güncesi
Kendime yeni bir günce daha tutmaya karar verdim. bu sefer benim delinin marifetlerini anlatacağım. Adam tam gaz devam ediyor sohbetine. Örneğin geçen akşam birilerini 35 yerinden bıçaklayıp bayrampaşa cezaevine gitmekten bahsediyordu. Dün gece ise birtakım bağrışlardan (bağırışlar genelde bilimum uzuv üzerine tatbik edilen cinsel faaliyetlerden ibaret) sonra saat 4:30 da müziği açıp eşlik etmeye başladı. Aslında şarkı fena değildi, hani böyle hard rock/metal tarzı bişeydi sanırım. 2-3 kere dinledikten sonra sanırım müdahale geldi, kapandı, sızmışım:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)